Bilgisayarımın alınan dosyalarım kısmını karıştırırken buldum bu şarkıyı baya zamandır dinlememiştim..Taa 19 ağustos 2007 akşamında girmiş pc me..Ehh göndereni kendini biliodur nasılsa..( valla yazmıo alınan dosyalarımda kimden geldiği)
Hala gözlerimde yaşlarla dinliyorum bu şarkıyı..Ne alaka demeyin walla içimden geliyor o şekilde olması..
sen hainsin hasan, hasan sen
ölüler evlerden morga
morgtan mezarlara giderken
hasan
kendini mavi sanıp
masmavi sanıp
mavinin uzak bir kıyısında
büyük gürültünün tam ortasında
hasan sen
açların kanı pompalarla çekilirken
çıktığın yerdeki orman
aslında denizden almıştır sesini
kararmış bir toprağın bitki örtüsü
kederlendirir baktığın suyu
içtiğin suyu nemlendiremez bile
hayatın hain bir ayraçtır
katıldığın konuya
hasan
hasan, mutluluktur senin adın
nasıl oluyorsa o anlamda
bir gün ısıtılmış bir tabakta
bir gün serin bir yatakta
kanların ve mutsuzluğun sağladığı
hasan
o nasılsa işte, mutluluktur
hasan, hasan oğlu hasan
yarım dönmeli ve doğuya bakmalı
güneştir sabahı çağırır
ışık tutar geceye
alacakaranlığın küçük hüznü
öfkeye dönüşür bir yürekte
kamçı parlar
alacakaranlığın küçük hüznü
yapışır bir ağacın köklerine
köklerine hasan,
emzirir onu.
hasan, sonuncu hasan
sözgelimi mustafa'nın kardeşi olan hasan
ölülerin de gözleri vardır hasan
beyaz da çirkin olabilir
sakindir uzay ve karnı toktur
her şeyi hazırlamıştır
beklemekten başka yapacak işi yoktur
sen hasan
sen hasan
senin hiç başka işin yoktur
mutluluktan başka
mutlu ol hasan.
"
Doğumgünün bugünden kutlu olsun..Umarım nice güzel yıllar seninle olur...(çok içten bir temennidir yanlış anlaşılmasın..)
Ekimde yaprakların düşmeye başladığı günlerde
Düşmüştüm bende bu şehre..
Bu şehir benden çok şeyler aldı götürdü..
Bir sevgili bir can aldı gitti,yeni bir can verdi
Onu da aldı ve gitti..
Biri için anlamlı kıldım sonra bozdum yıktım bu şehri
Ardından başkası anlamlandırdı sokaklarını
Köşe başlarını,geceleri gizlice öpüştüğümüz yolları..
Ve yine onlarda silindi gitti..
Ya da üstüme sindi kokusu çıkartıp atamadım
Üstüme geldikçe ben bunaldım hep geçmişime yandım ki
Sevmem ben pişmanlıklarla yaşamayı..
Birisi demişti:
"Yeni bir ülke bulamazsın,başka bir deniz bulamazsın
Bu şehir arkandan gelecektir,sen yine aynı sokakta dolaşacaksın..
Aynı mahallede kocayacaksın.."
Bu şehrin arkamdan gelmesini istemiyorum
Bu şehirden kaçarcasına gidiyorum..
Eteğimdeki taşları da yere atıyorum
O çocukken oynanan oyunlardan,büyüyünce söylenen yalanlardan
Her ne varsa acı tatlı geride bırakarak gidiyorum..
Bir gün yeniden gelme olasılığınıda yakarak gitmek istiyorum
Ama yapamıyorum..Dönüp dolaşıp bu şehre geleceğim belki..
Bir şeyler var belki de burada..
Olanları gözden geçiriyorum..Hayatımın 2 olayı..
Bir hezeyanı bir mucizesi..
Bu şehirde tatmış olsamda bunları
Ben artık yokum oynamıyorum diyerek gidiyorum
Yanımda götürüyorum yinede bazı şeyleri
Hiç yanımdan ayırmadığım o defterimi..
Kelimelerimi yine "O"na itafen yazıyorum
Yine içimdeki 'O'na söylüyorum şarkılarımı
Bir şehiri yakıp yıkıyorum yine..
Bir acı tatlı 2,5 yılı..
Yeni hedefler koyuyorum önüme..
Yine bir umuda bir hayale sarılıyorum..
Bana acı veren bir başka şehre yol alıyorum
Adımlarımı oraya doğru atıyorum
Ve ben yavaş yavaş pılımı pırtımı toplayıp gidiyorum..
Bu sefer kararlıyım..
