Draga 11 Nisan 2010 Pazar

Vizyondayken gitmek isteyip te gidemediğim film Vavien..Sonunda nete düştü de izleme fırsatı yakaladım.
Elbette korsana karşıyız sinemalarda izlemek gerekir böyle filmleri fakat şu var ki nedense bizim buralardaki sinemalardan bir tanesi bile filmin kopyasını getirme zahmetinde bulunmamıştı.
İşin açıkçası herkesin umduğu tarzda bir film değildi..Engin ve Binnur'u görenler Burhan ve Şahika tiplemeleriyle beklediler. Onu da göremeyince ister istemez gişesi pek olmadı sandımca. Gerçi Engin Günaydın bu filmde de Tokat şivesini kullanıyor Burhan'dan çok farklı değil.Binnur Kaya için diyecek söz bulamıyorum.. Sonunda bir başrolde ve hakkını bastıra bastıra vermiş..Onun bakışlarını,ruh değişimlerini izlemek bu filmin asıl zevki.. Tabi şu da var "Seni öldürmeye teşebbüs etmiş eşini ne kadar daha sevebilirsin?" Anlatım olarak yavaş akan durağan bi hikaye olsa da görüntü ve seyir zevki adına mükemmel.. Cidden Tokat bu kadar mı güzelmiş diyorsunuz..Ve bu kadar mı iyi kareler yakalanır..
*Serra Yılmaz'ın sesi ve o güzel yüzünü de unutmamak gerekir..Olduğu her projeyi takip etmek lazım.

*Settar Tanrıöğen yine bildiğimiz gibi..Çirkin ama iyi oyunculardan :) Ah saç modelini (Hangi saç?) bi değiştirse..Arka ve yanlardaki saçları kısaltsada bende gördüğümde irkilmesem kendisini..
Demem odur ki mutlaka temin edilip izlenmeli..Engin Günaydın,Taylan Biladerler ve tüm oyuncuların emeğine sağlık..

Draga 6 Nisan 2010 Salı

Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Çöp gibi bir oğlan, ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu, ağlardım
Ne vakit Maçka'dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin, bakardın
Üşürdüm , içim ürperirdi
Felaketim olurdu, ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu, ağlardım

Draga

Draga 4 Nisan 2010 Pazar


Çok zor bazen
Avaz avaz susmak
Saklanmak kendine
Kendinden vazgeçmişken

Çok zor bazen
'Belkiler' biriktirmek
Ve sana tutunmak
Hem de sana rağmen

Üşürsen söyle hemen
İçimin camları kapansın
Bıraktım öyle kalsın
Bizim gibi darmadağın

Beni sevmediğin zamanlarda
Alıştım susmaya
Hiç ağlamadım, ağlamadım
Alıştım susmaya

Beni sevmediğin zamanlarda 
Alıştım susmaya
Hala soğuk soğuk hala
Alıştım susmaya

Çok zor bazen 
Nefes alabilmek 
Ve sağ çıkabilmek
Senin iklimlerinden

Sen bana 
Senden kalan
En sevdiğim..Yalan...
         [Emre Aydın-Alıştım Susmaya/Kağıt Evler]

Draga 16 Mart 2010 Salı


Yanlızlıktan unutuldu benim adım,
siz üzülmeyin ben alışığım,
kedim bile uğramazken evime,
çift kişilik yatak benim neyime?

Dört işlemden ibaret
parmak hesabıyla bütün hayatım
eksildikçe saatler ömrümden artıyor
gelecek telaşım

anlattıkça bölmüşüm umutlarımı
duvarlara çarpa çarpa

Uyandım
Saat üç, dört, beş
bana hiç farketmez
ne zaman çalınsa kalbim
derler ki bir arkadaşa bakıpta çıkacaktık

kalan umutlarımdan birini seçip
hepsini hepsini hep kaybettim
şimdi kendimden geri
ne kaldı ne kaldı
kimseler duymadı sadece duvarlar ağladı

düşün düşün hep bir sonraki adımı
bu yüzden unuttum ben yaşamayı
peşin peşin söyledim lafımı
acımadan kannattılar yaralarımı

Draga 28 Ocak 2010 Perşembe

Draga 4 Aralık 2009 Cuma