Draga 29 Temmuz 2010 Perşembe


Senden ne bi haber,ne selam gelir oldu
Yoksa yerim mi doldu?
Yoluna ektiğim sevgi çiçeklerim,
Unutulup mu soldu?
Hani kader bizi ayırsa da 
Bigün kalpler bir olacaktı?
Yoksa gurbetin yalan kucakları,
Seni de mi uyuttu?
Hey hey gidi hey
Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi hatırla..
Ne çabuk attın o günlerin pabucunu dama?


Ayda yılda bir olsada muhakkak ara
Azıcık zamanından ayırda.
Öldün mü?Kaldın mı diye sor arasıra
Adımı Kalbine Yaz...
Beni unutma...


Bugün o yüzüne gülen dost sandıkların
Yarında yanında olacak mı?
İyi günde ne ala,kötü günde firarda
İçin sızlamayacak mı?
Öyleyse sımsıkı sarıl kendine
Özünden başka yola sapma
Seni gönülden seveni el üstünde tut hep,
Hatırla daima...
     [Tarkan-Adımı Kalbine Yaz]

Draga 24 Haziran 2010 Perşembe
Draga 22 Haziran 2010 Salı

Haftasonu yapılabilecek bir çok şey olabilir..Bunlardan bir tanesi de elbette sinema keyfi yapmak..
Yıllardır takip ettiğim bir dizi ve hayran olduğum karakterlerin filmi çıkacakta ben izlemeyecekmiyim ?
Elbette izlemeden duramadım.. Biraz şaşalı bir izleme biçimi olsada, gece 11 30 seansına sadece siz ve arkadaşınız...Koca sinemada iki kişi? Fazla Arda Turan vari olsa da insan bundan büyük keyif alıyor..Dilediğince kahkaha atabiliyorsun mesela..Dur çüş diyen olmuyor..
Ki böyle şeyler yapan terbiyesiz birisi değilim kimse üstüne alınmasın :) Film için yapılan onca eleştiriden sonra merakım daha da artmıştı..Ama beni tatmin eden bir film oldu..İzleyince sizde anlarsınız eminim 5N1K durumu..
Benzeri bi olay yaşamamda hemen ertesi tuhaf ama hoş bi durumdu..Ya da öyledir bilemiyorum..Samantha için izlemeli ve izlettirmelisiniz..






Sinema keyfi diye buna denir...



Draga 2 Mayıs 2010 Pazar



Nasılsın nasıl gitti?
Alıştın mı sen de?
Rahat mısın artık İstanbul'da?
Evlenmişsin, nasıl oldu?
Bulabildin mi sonunda?
Hep anlattığın o meşhur huzuru

İyiyim ben
Hep aynı şeyler işte
Uyku hapları
Yalan dolan gülümsemeler

İyiyim ben
Hem sen tanırsın beni
Ne yapsam ne söylesem
O geç kalmışlık hissi

Son defa görsem seni
Kaybolsam yüzünde
Son defa yenilsem sana
Hiç anlamasan da
Son defa benim olsan
Uyansam yanında.

İnan pek yeni bir şey yok.
Biraz yaşlandım tabi
Seyrekleşti biraz saçlarım

Bir bitmeyen gece bıraktın
Ve üç nokta düşürdün
Belli etmedim ben pek, tenhalaştım

Draga 11 Nisan 2010 Pazar

Uzun uzun zamandır ha çıktı ha çıkacak derken neredeyse "Bir varmış bir yokmuş Emre" diyecekken patlattı albümünü.. İlk albümün başarısı ortadayken cidden 2. albümde dikkatli olmak gerekiyor..Hele albümdeki tüm şarkılar hit olmuşken.Albümü genel olarak çok beğendim ve sürekli dinliyorum..
*Bu Yağmurlar ilk çıktığında yine sözleri döktürmüş diyip Beni Unutma ile Gripinden Durma Yağmur u karşılaştırınca acaba Emre şairlik taslayayım derken şarkıya mı ihanet etmiş demiştim.Ama sözlerin derin anlamları olduğunu sonradan farkettim..Tamam hep aynı nakarat "Beniiii unutmaaa..." Sezenden bugüne bir çok kişi böyle haykırdı..Hayır cidden beni unutma dediğiniz kişi sizi unutmasa anlayacağımda .. Günümüz lugatında gereksiz bir yakarma/sitem/temenni cümlesinden ileriye geçemiyor..
*"Kağıt evler içinde,Ateş yakmak gibi ısınmak için sana gelmek böyle işte..Parçalanmak milyon kere.." Albüme adını veren şarkının başı.. Yani birşeyi anlatmak için bu kadar mı zorlanılır..Bu girişi günlük hayatta bir cümle içinde kullanırken iskambil kağıtlarından başlayarak anlatmaya çalışsam ben..Ben iki kelamı bir araya getiremem malum..
*Alıştım susmaya,Hoşçakal,Geniş zamanlar yok,Kimse olmadı senin gibi...Cidden bir favori seçemiyorum..Tüm albüm baştan sona güzel ve dinlenilesi..
Tam dört yıl olmuş dün
Az önce farkettim
Bir şeyler bıraktım
O evde Cihangir’de
Fotoğraflar kayıp
Adresler değişmiş
İmkansız olmuşuz
Hayattayken üstelik
Sen giderken ben
Işıkları söndürdüm
Prangalar giyindim
Bitmez sandığım şey
En önce bitti
Yani kaybettim seni
Elimle koymuş gibi
Ne kadar istemiştim
Nelerden vazgeçmiştim
Bir şey olmak için
Hayatında senin.

Draga

Vizyondayken gitmek isteyip te gidemediğim film Vavien..Sonunda nete düştü de izleme fırsatı yakaladım.
Elbette korsana karşıyız sinemalarda izlemek gerekir böyle filmleri fakat şu var ki nedense bizim buralardaki sinemalardan bir tanesi bile filmin kopyasını getirme zahmetinde bulunmamıştı.
İşin açıkçası herkesin umduğu tarzda bir film değildi..Engin ve Binnur'u görenler Burhan ve Şahika tiplemeleriyle beklediler. Onu da göremeyince ister istemez gişesi pek olmadı sandımca. Gerçi Engin Günaydın bu filmde de Tokat şivesini kullanıyor Burhan'dan çok farklı değil.Binnur Kaya için diyecek söz bulamıyorum.. Sonunda bir başrolde ve hakkını bastıra bastıra vermiş..Onun bakışlarını,ruh değişimlerini izlemek bu filmin asıl zevki.. Tabi şu da var "Seni öldürmeye teşebbüs etmiş eşini ne kadar daha sevebilirsin?" Anlatım olarak yavaş akan durağan bi hikaye olsa da görüntü ve seyir zevki adına mükemmel.. Cidden Tokat bu kadar mı güzelmiş diyorsunuz..Ve bu kadar mı iyi kareler yakalanır..
*Serra Yılmaz'ın sesi ve o güzel yüzünü de unutmamak gerekir..Olduğu her projeyi takip etmek lazım.

*Settar Tanrıöğen yine bildiğimiz gibi..Çirkin ama iyi oyunculardan :) Ah saç modelini (Hangi saç?) bi değiştirse..Arka ve yanlardaki saçları kısaltsada bende gördüğümde irkilmesem kendisini..
Demem odur ki mutlaka temin edilip izlenmeli..Engin Günaydın,Taylan Biladerler ve tüm oyuncuların emeğine sağlık..