Draga 20 Mayıs 2008 Salı

Artık gerçekçi rüyalar görmek istemiyorum ki gerçekle alakası olmadığı halde duyulan sesler hissedilen kokular sıcaklık bu kadar gerçek olmasa bari..Rüyamı yazamıcam bu sefer ama bi kaç sorum olucak anlamadığım..
*Koala'nın kucağında ki bebek kim?Nerden bulmuştu onu?
*Blueclay neden elinden Nintendo Wii'sini düşürmüyordu?
*Lost misali bir kumsalda ne işimiz vardı hepimizin?
*Hayır onu niye gördüm ıssız bir adaya düşmüş olsak bile yinede birşey değişmeyeceğini anlamak için mi?
*Bir insan ter değilde nasıl Caldione kokar o sıcak kumsalda?
*Orada bulunan insanlar ne yüzünden ordaydı?Yani hepsi tanıdığım kişilerdi farklı farklı çevrelerden bunları bir araya getiren neydi?Neye hizmet ediyorlardı?
*Neden bi geri çekilme oldu?Blueclaylar bizi öle görünce niye kızıp gitti?
*Ve ne alaka yatlarla?Ne zaman yatın olduda adadakilere hava atıyorsun?
*Niye ben sessiz sedasız bi biçimde çekip gittim?(normalde carlayıp ortalığı birbirine katmam gerekmiyordu ulan bu hikayenin esas oğlanı ben olmalıydım değil mi niyeeee?)
*Niye bir telefon çaldı ona uyandım ki ondan önce onlarca kişi üşenmeden aramış bakmamışım yani..:)
*Benim sınavım yokmuydu yaww..niye buraya bişiler yazıp kendimi meşgul ediyorum..
Neyse rüyaydı geçti gitti herşey gibi iyimiydi kötümüydü anlayamadım ama en komiği yat mevzusundan sonra kendimi yollara vurup çizgi filmlerdeki kötü karakterleri peşime takmamdi..:D

Draga 19 Mayıs 2008 Pazartesi


biz guzel olamadik, dikis tutturamadik
birbirimizden baska bir siper bulamadik

son bir gece daha cirkin olalim
aynalara degil, birbirimize bakalim
bir hayatti tutunamadik
gel ona bir son yazalim

ahtapotlar gibi son defa dolanalim birbirimize
ellerimde ellerin elele..



Draga 18 Mayıs 2008 Pazar

Vantage Point filmini karşı komşum Dvd cim Ali abi sayesinde izledim.Herzaman olduğu gibi saatlerce film seçmeye çalışıyordum ''aman abi aksiyon filmi sevmiom ben'' '' yok pornoda olmasın'' diyerekten seçicilik yapıyordum.Bana bu filmi tavsiye etti.''Yaw bi suikast filmi işte nolcek bundan izlemem'' dedim..Ama adam işi bilio ''Lost'taki senin Jack'te oynuyo ajan'' dedi..Haa nerden benim Jack oldu bilmem ama tamam Jackciyim ben itiraf ediyorum..
Filmi izlemeye başladığımda şaşırdım..Olay İspanya Salamanca da geçiyor.Dünyada terörizmi durdurmak için çeşitli ülke adamları toplanmışlar(Devlet adamları mı deniyordu yoksa?? ) Amerika başkanı kürsüye çıkar çıkmaz suikaste uğruyor..Olay işte bu suikast etrafında dönüyor olay 12:00 da başlıyor ve sürekli film geri sarılarak ilk önce tvcilerin gözünden,oradaki ajanın gözünden,oradaki bi seyircinin gözünden,teröristlerin gözünden ve başkanın gözünden diye tekrar tekrar gösteriliyor..Filmi heyecanlı kılan ise bu insanların nasıl iç içe oldukları her birinde yeni bir ipucu keşfediyorsunuz ve sonunda tıpkı bir yapboz misali herşey beliriyor..Ve filmin sonunda ''Aaa bunlar mı yapmış '' falan oluyorsunuz..
Şiddetle izlenmesi tavsiye edilir ki sitesinide vereyim filmin sitesini çok güzel yapmışlar güzel oyunlarda mevcut..

Vantage Point Official Site
Filmin fragmanını resme tıklayarak görebilirsiniz...

Draga 17 Mayıs 2008 Cumartesi

Sonunda memleketten gelebildim..Böylelikle blogumu boş bırakmayacağım yakın zamanda harika süprizlerim var sizlere..:)
Tabi Finallerimde başlıo o ayrı bakalım zaman ayırabilirim sanırım..
Herkese selamlar...

Draga 6 Mayıs 2008 Salı


Gidiyorum yine bu şehirden
Ayaklarım geri geri
Tekerlekler almış başını
Dönüyor dönüyor

Sanki bütün büyük aşkların ortak kaderi
Ah beni en çok bu mahvediyor

Ah beni beni
Vah beni beni
Nerelere gideyim, nasıl edeyim
Al beni beni
Sar beni beni
Saramazsan eğer körfeze bırak
Gurup ile söneyim

''İşte yine gidiyorum bu sefer soru işaretleri bırakmadan evime gidiyorum..Ama yanıma bir çok soru işareti ve özlem alıyorum..Bavuluma kirlilerden hariç bi seni koyup öyle gidiyorum..Sonunu bilmeden ki başı da varmıydı onuda bilmeden gidiyorum..2 haftaya yakın yokum ben gidiyorum keşke dönmesem geri dercesine gidiyorum bu sefer işte..Yine yara bere alarak gidiyorum..Sanırım yaralarımı göstermekten acaip bi şevk duyuyorum.Senin içinde ne kadar ufak tefek berelerden olsam da yaralarım senin uğruna yine..Belki iyileşirim belki...Belkili cümleler kesmiyor dimi hiç birşeyi..Kulağımda Sezen şarkıları ve yine ayaklarım geri geri...''

-C-

Draga


Karşıma çıkan en büyük engellerden birisi ki tek bir engel tanırım hayatta o da kendimiziz sanırım.Birşeyleri iyi veya kötü bizler tayin ediyoruz..Her seçim başka bir yola çekiyor bizi,ama mutlaka ya diğerini seçseydik diyoruz..Asla demiyorum ve ya demem diyemez kimse mutlaka bir gün bunu yapmasaydım diğer yoldan gitseydim ne olurdu diye bir soru beliriveriyor aklımızda.Aslında bir cevapta beklemiyoruz evet beklediğimizi düşünüyoruz ama beklemiyoruz.
Hayatta başımıza gelip duran şeyler değil mi bunlar bi seçim bi vazgeçiş...Aslında hiç birşeyden de vazgeçmiyoruz.Nereye gidersek gidelim ''bilelerimizi,keşkelerimizi'' yanımızda götürüyoruz.
Belki de budur doğru olan yaşanmışlıkları silip atamıyoruz ki bunu başarabilmek imkansız.İnsan kendini özünü silip atabilir mi?
Kendimi başımıza oturuyoruz hep tezgaha birşeyler kesip biçiyoruz,birşeyler yapıyoruz ya sürekli bazen beğeniyoruz bazen beğenmiyoruz ama biz yapıyoruz onun için gözümüze güzel görünüyorlar.Fazla genele kaçmayacağım kelimeler bazı noktalarda tıkanıp sadece sembollere dönüşüveriyor..
Kendi kendime acılar üretiyorum kendi elime almışım bir bıçak habire batırıyorum.Bi yerlerimden kendim akıtıyorum kanımı.Cinayet filmlerinde ki masum kurbanı oynuyor oluyorum bazen farkına varmadan..Hani vardır ya katilin birisi gelir bi bıçakla masum zavallı bir genç kızı bıçaklar..Genç kızın kanı akar gider küvetten..Son can havliyle birşeyler yazar duvara..Aslında cidden o katil suçlumudur? Ve ya bir cinayetin sebebi yok mudur? O kız neden seçilmiştir ölmek için..Mutlaka vardır bir sebebi..İşte ben seçiyorum kurbanı çünkü o kötü..Elime bir bıcak alıyorum ve yavaş yavaş derisinin altına iniyorum..Ama baktığımda benim ellerimde kan var ve o kan benim kanım..Kendi kendimi bıçaklıyorum yine ve duvara yazıyorum o 5 harfi..
Suç benim üstümden kalkmış oluyor arkamda sahte deliller..
Bir türlü doymuyorum canımı yakmaya..Aslın iyi birisi değilim ama kötü biriside değilim..İstemiyorum ki kimse incinsin..Ben değilmiydim hep bu süre zarfında incilen,başkalarının kırılmasını üzülmesini görmemek için için için kanayan..Ama yok o da değil belki de başkalarının kırıldığını üzüldüğünü görmemek için bu klavyeye sarıldım görmezden geldim kendime bir set ördüm görmeyeyim diye.
Ani kararlar alıyorum sürekli acıtan kararlar..Ben değilmiydim kaybetmekten korkuyorum diyen..Ama artık bitti diyerek kendini kandıranda benim.Belki de ne iyiyim ne kötü sadece acizim..Kendi korkularımı bastırıyorum başkaları korkmasınlar diye..
Kendi sözlerimi saklıyorum başkaları tüketmesinler diye..
Peki seni neden kendime saklayamıyorum artık,başkaları seni sevmesinler isterken...Seni sevsin herkes tabi ki sevilmeyi en çok hak eden sensin dünyada..böyle de yüceltiyorum seni kalbimde..
Kaçmak ta lazım değilmidir ki cevaplardan ürkeceksek..Ben korkmuyorum diyordum ya aslında çok korkuyorum senin cümlelerin bana ait olmali artık bencilliğimin son raddesindeyim..
Kelimelerin başkalarına gitsin istemiyorum ve susuyorum..belki de bu yüzden artık konuşmanı istemiyorum..
Sadece elveda ile yetiniyorum..

Draga 5 Mayıs 2008 Pazartesi

2 Mayıs itibariyle gösterime giren filmi cumartesi akşamı arkadaşla otururken ''Bi sinema yapsaydık keşke'' sözlerine istinaden ''Hadi çabuk ol..22 seansına 15 dk kalmış Ironman e gidioz yuppiii!!!'' diyerek koştura koştura gittik..(ki yalan arabamız vardı..hihi)
Sinemaya girdiğimizde önümüze iki seçenek sunuldu ''Beyefendi türkçe mi olsun ingilizce mi?'' bu soruyu duyunca nedense bi dumura uğradım..''Alla alla Türkiyede Ironman mi vardı ki yahu '' diye düşündüm sonradan çok sazan olduğumu anlayıp kastettiğinin dublajlımı altyazılımı demek istemesi olduğunu anladım ki çok zeki olmak gerekmiyordu sanırım..Dublaja bi alerjim var (İngilizce anlama kuvvetim çok yüksek hava atıyorum..Blogumu artık dert yanma yeri değil Ego tatmin sayfası olarak değiştireceğim..:) )
Nedense ki cevabını bilmiyorum bir ''Heroes'' manyaklığım var hepiniz aşinasınız bu duruma..Ve bu şekilde gidersem hepiniz bi tarafımdan kanat olsun,envai süper doğa üstü bişilerin çıkacağı anı bekliyor olacaksınız..Marvel karakterlerini çok severim..Ha DemirAdam a pek ısınık değildim açıkçası demir tavında dövülürmüş tam ihtiyacım olan şey oldu..
Filmin başında bi sahne anlatılıp kasetin 36 saat öne sarılması hoşuma gitti..Flashback şeklinde gelişen şeyler ilgimi çekiyor ki (bkz: Lost) izlemeye doyamıyorum hadi yaa oluyorum:D
Bu filmde insanlık için iyi bişiler yapıyorum sanıp aslında bazı iyiliklerin belli bir kesimi kapsadığını,iyilik sandığımız şeyin başka bir kesime zarar verdiğini anladım..He bunu nası anladım bende bilmiyorum..
Sanırım bir Marvel karakteri olsam Tony Spark olabilirdim..Populerite manyağı iyi bir adam..Bu benim evet evet..Meşhur olucam!!!Ünlü olucam!!Herkese vericem!!Oops sonuncusu olmadı sanırım..:)
Şaka bir yana izlenmesi gereken bir film,maksat amerika sineması kazansın..:P
Youtube açılmıyor maalesef o yüzden Trailer ini koyamadım şimdilik..Toutube geberme emi...