Draga 12 Kasım 2008 Çarşamba



Orta yaşlar yakın
Ne çok zaman harcamışım
Şimdi ne koparırsam kar
Dünya işleri beklesin dinlensin biraz telaşlar
Kaçırmadan trenleri
Bizi terkemeden aşklar
Dost gördük düşman gördük
Alıştık haline
Hayat biraz da tesadüf bu yüzden
Ömür geçiyor güzelim hadi
Kalbini dinle
Esas işimiz yaşamak olmalı ille de ille
Ömür geçiyor güzelim hadi
Kalbini dinle
Esas işimiz yaşamak olmalı ille de ille
Fazlasında gözüm yok hiç
Dünya malı en nihayet
Ne ağır kayıplar verdik
Lakin kopmadı ya kıyamet
Küçük şeyler sevindiri beni
Mesela biraz nezaket
Dost gördük düşman gördük
Alıştık haline
Hayat biraz da tesadüf bu yüzden
Küçük şeyler sevindiri beni
Mesela biraz nezaket

Draga


Avrupa Yakası'nın bu sezon nasıl başlayacağı herkes için bir muallaktı..Malum ayrılan oyuncular ortalığı aleve vermişler ve halkımız bu çıkan kişiler yerine gelicek yeni yıldız oyuncuları merakla bekliyorlardı..Herkesin dilinde Şener Şen ismi vardı Antepten gelen enişteyi canlandıracak diye..Zaten Ata'nın gelmesi büyük eksikliği kapatmıştı bana göre..Yeni bi oyuncuya alışmakta belki biraz zor olacaktı..Ve Gülse Birsel sağ gösterip sol vurdu diyebiliriz yaptığı hamle ile..Elindeki bin bir çeşit karaktere bürünebilen bir Binnur Kaya var ken dışarılarda aramadı çözümü ve aldı onu Şahika ve Osman Koçarslanlı'nın halası olarak Dilber Halaya büründürdü..
İşin aslı çok içimizden bir karakter olduğu için tutuldu..Açık sözleri,cadılıkları ve hareketleri hepimizce kahkaha reaksiyonlarına dönüştü..Her hafta onu izlemek için (ki Ata için izlerdim bi tek) Avrupa Yakası manyağı etti bizi..
Şimdi ondan bi kaç sözü kullanmak gerek..Önce onu anlamak için Gülse Birsel'in yayınladığı sözlüğe bakalım..
* Hoşşik: Yalaka, karaktersiz, ukala
* Dinelmek: Ayakta kalmak
* Banadura: Domates
* Gındırık: Aralık
* Gıllik, gıllicik: Küçük, küçücük
* Sası: Tatsız, yavan
* Zebil gibi: Çok, gereğinden fazla
* Hatın kız: Hanım kız
* Booy boy: Eyvaah eyvah
* Bahele: Bak hele
* Çekticeği damar kurusun: Çektiği damar, soy, kurusun
* Soykası batasıca: Soyu sopu batasıca
* Zaar: Zahir, herhalde, öyle görünüyor ki
* Kele: Ayol
* Cıvır: Diri, genç
* Avel: Aptal
* Cibilliyet: Geçmiş
* Bici bici: Adana'ya özgü, nişasta, gül suyu ve buzla yapılan bir tatlı
* Gadasını almak: Derdini, belasını almak
* Zumzuk: Yumruk

bağa girdim yaprağa
doyamadım sarmağa
o yar benim olmadan..
girmem gara toprağa..
-niye dineliyorsün osman otursana guzuum
-yok, yok böyle daha rahat hala
-basurun mu var?
-hayır hala
-utanacak bişey yog oğlum, ne utanıyon oğlum bende de var
-yok hala
-oğlum babanda da var bahattin amcanda da var, bütün ailemizde var çok şükür, çok et yiyörük ondan olüyor, zenginlikten olüyor, ne utanıyorsun oğlum, gurur duy
- öff
-Hasta benim ogluuum, hasta benim guzuuum, gıçıııın uzerine oturamiyor yavruuuum, giyamam gubban oluruuuum, ayahta dineliyor hep "Sabah kalktığında guru gayusunun üzerine bi bardah su içiyörsün, hemen alttan açiyör..."
-Sen bırak olum bu gızı. Gullan at. Bis sana meyremi alacaq guzuuuum. biz sana meyrem'i alacaak ya?
- ya ben meryem'e karşı bi şey hissetmiyorum ki hala! meryem ayrıca şişkonun teki!
- şişkonun güzeli oolum, genc irisi. bakale, meyrem'in bi elleri var, böyle hamur açmışın gibi, yumuk yumuk. her bi barnağının boğumuna bi fındık oturtursun, o kaddar güzel gız.

Draga 11 Kasım 2008 Salı

I was crazy about you
I, didn't want to be without you
And I, lost what I had and now your gone
You, you always meant the world to me
You, you never wanted much you see
And you, you changed my life but now you gone

In my heart you were the one
But now, now your gone
Your photograph brings back sweet memories
Something about you
I don't know what it is
Your face so young the days so long
But now, your gone
In my heart you were the one
But now, your gone
Yeah now, now your gone
But now, your gone
Jeff Lynne


Ayrılık sonrası şarkılarından favorim..Mutlaka dinlenilmesi gereken bir şarkıdır kendileri..Geçmişte ki birisine duyulan özlem,ve ona sölenememiş cümleler..Günün anlam ve önemini arz eden yazılarımız sırasıyla gelicektir...:)

Draga 5 Kasım 2008 Çarşamba


Geçen gün şanseseri tv de klibini gördüm ve klipte Murat Boz'u da görünce "Hmm..bi iş var bu adam da demekki " dedim..
Ha genç kızlar için cidden yakışıklı adam..Mevlam bizden alıp nerelere vermiş ahh ahh diyoruz..:)
Klipte Murat Boz ne arıyor acaba diye düşünmedim değil..Destek için ok? Ya da sözlerini o yazmıştı? Düet falan yok ama zaten gerekte yok sesleri birbirine benziyor..Belki diye bi çağrışımım şöyle oldu "Kasaba" isimli şarkının sözü bestesi Boz'un "Uçurum" şarkısının sahibi olan Soner Sarıkabadayı'ya ait..
zaman zaman seni o saran
düşünceler bitti aman aman
durup durup sonra yine yanan
ateşlerinde duman duman
senle yaşadığıma sözüm yok
yaşanan kısmet
sonrasınıda ben konuşmam
sevmem nispet
al herşeyini yanına yüreğine
benden ne ateş olur ne soba
söz veremem yarına
bana senden ne köy olur ne de kasaba...
(Eh son derece iğneleyici sözlere sahip..Dinlenilesi bi şarkı lastfm imde ilk günden 50 yi gördü:) )

Draga


Her zaman milleti şaşırtan yönlerimden birisi de acaip bi şekilde futbolu sevmemdir..Benden nedense böle 1 topun peşinde 22 kişi gibi bir spor dalını seviyor olmamı pek beklemiyorlar..
Dün gece cidden heyecanla beklediğim bir maç vardı..Liverpool-Atletico Madrid..Geçen maç liverpool alicak derken berabere bitmişti..Bunda ise Madrid alıcak derken berabere bitti..Ve benim dünya üzerinde en sevdiğim futbolcu ki Cantona dan sonra..Steven Gerrard...
Bu adamı izlemek bir keyif...
Sadece aldığım keyfi dile getirmek istedim..:)

Draga

Televizyon ve gazetelerde neredeyse her yerde bahsi geçen bir insan bu..Ha insan demek ne kadar doğru bilmiyorum da..Hayatımda en nefret ettiğim şey küçük çocukları (yaşı ne kadar büyük görünsede hala çocukça hissedenleri) kullanan yamyam kişilikler...
Bu konuda fazla yoruma gerekte yok aslında..Kişiye o kadar söz söylendiği halde utanıp ortadan toz olacağına (ki ben direk intihar ederdim) daha da medya maymunluğunun peşinde..
"Ben hayatlarına girmeseydim hepsi fahişe olurdu.." diyen bir insanı bunca zaman okuyan kesim eminim ki beyinlerini yıkatıp temizletme ihtiyacı duyuyorlardır..Penguen dergisinin kapağı bu konuda cidden hoş olmuş...

Draga 4 Kasım 2008 Salı